13.10.2017 - Seninleyiz - Kadın ve Yaşam Portalı

Menopoz Dönemi

Menopoz Dönemi

Menopoz teriminin sözlük anlamı “adet görmenin sona ermesi”dir; genelde kadınlar da menopozu hu tanım doğrultusunda algılar. Halbuki menopoz, adet görmenin sonlanmasından yıllar önce başlayan ve kademeli olarak ilerleyen bir sürecin genel adıdır.

Kadınlar 40′lı yaşlara eriştiğinde, yumurtalıklarının ürettiği östrojen düzeyi düşmeye başlar. Östrojen seviyesi düştükçe, üretilen sağlıklı yumurta sayısı ve doğurganlık ihtimali azalır. Bu döneme perimenopoz adı verilir. Bu olay 40lı yaşların sonuna doğru hızlanır ve kadın, gittikçe daha düzensiz adet görmeye başlar; adet kanamaları anormal şekilde yoğun ya da az olur. Sonunda adetin tamamen kesilmesi noktasına varılır; bu da yaklaşık olarak 50 yaş civarında gerçekleşir.
Östrojen üretimindeki düşüş, bazı belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. En sık görülen belirtiler sıcak basması nöbetleri ve yine bununla ilişkili olan gece terlemeleridir. Bu belirtiler, menopoza giren Batılı kadınların %70′ini etkilemektedir. Vücut sıcaklığında beliren ani artışlara sıklıkla deride kızarıklıklar eşlik etmektedir ve kişi, adeta utandığı izlenimini veren bir rahatsızlık hissi yaşamaktadır. Sıcak basması nöbetlerinin oluşumu hipotalamustaki değişikliklerden kaynaklanmaktadır. Hipotalamus, beynimizin sıcaklık ve uyku kontrolünü yapan parçasıdır. Aynı değişiklikler baş ağrısına, baş dönmesine ve uykusuzluğa yol açabilir. Bu belirtiler genellikle iki ila beş yıl devam etmekle birlikte, bazen daha uzun sürebilmektedir.
Östrojen düzeylerindeki azalma daha ileri aşamalarda genito üriner sistemi etkileyecek iki ana rahatsızlık ortaya çıkartmaktadır. Üretrayı saran ve üretranın açılıp kapanmasını sağlayan sfinkter kasları gerginliklerini yitirmekte ve sonuçta idrar kaçırma şikayetine neden olabilmektedir. Vajina kısalmakta, daha kuru bir hal almakta ve elastikliğini kaybetmektedir. Bunun sonucunda, cinsel ilişkide bulunmak ağrılı hale gelebilir.
Östrojen yetersizliğinin sağlık üzerinde bir takım uzun-vadeli etkileri de vardır. Östrojen düştüğü oranda; kandaki kötü kolestrol yükselir, kadınların bel ve göbek çevresinde daha fazla yağ depolanır. Bu faktörler kadının kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini dört kat arttırmaktadır. Bir başka deyişle, bu evredeki bir kadın, kalp-damar hastalıklarına en az erkekler kadar duyarlı hale gelmektedir. Östrojen bulunmadığında, kalsiyum mineralinin kaybı da hızlanmaktadır. Bu evredeki bir kadının kemik kütlesi, her yıl %5′e kadar varan oranlarda azalabilmektedir.
Tüm kadınlar çok bariz belirtiler hissetmediği halde, pek çok kadın menopoza girmekte olduğunu anlar. Emin olmadığınız durumlarda hekiminize başvurup size kan testi yapmasını isteyiniz. Bu testlerde FSH (folikül uyarıcı hormon) adı verilen ve menopozdaki kadınlarda yükselen bir hormonun düzeyi ölçülmektedir. Ailesinde osteoporoz veya kalp hastalığı bulunan kadınların hekimlerine başvurarak, hormon replasman tedavisi (HRT) kullanıp kullanmayacaklarını tartışmaları gerekir. HRT, bu iki hastalığın gelişme riskini azaltıcı özellik göstermektedir.


ÖSTROJENİ YERİNE KOYMA TEDAVİSİ

Menopozdaki kadınların yaklaşık üçte biri hormon yerine koyma tedavisi; diğer adıyla hormon replasman tedavisi (HRT) almaktadır. Bu sayede kaybedilen östrojen takviye edilmektedir. Sonuçta, menopoz döneminde yaşanan belirtiler hafiflemekte, ostcoporoz ve kalp hastalığı riskleri ise azalmaktadır. Kadınların %1′i menopoza beklenenden daha etken girer. Bu tedaviler, Özellikle erken menopoz gelişen ve bu nedenle östrojenin koruyucu etkisinden daha uzun süte mahrum kalacak kadınlar için önem taşımaktadır.
Östrojen pek çok formda uygulanabilmektedir. En popüler kullanım tarzı, östrojeni hap şeklinde almaktır. Bununla bitlikte, bazı kadınlar cilde yapıştırıldıktan sonra bir hafta yerinde bırakılabİlen bantları tercih ederken ; bazıları altı ay süreyle östrojen salan implantları yeğlemektedir. Bir diğer yol, jel halindeki Östrojeni cilt üzerine sürerek kullanmaktır. Ayrıca, genito-üriner şikayetleri bulunan kadınlara, vajinaya yerleştirilen ve burada bölgesel olarak östrojen salan vajinal halkalar kullanılabilir.
Hormon yerine koyma tedavisi yapmak bir takım yan etkiler oluşturabilmekte ve bazı riskler taşımaktadır. Östrojen düzeylerinin yükselmesi, rahim ve meme kanseri gelişme riskini, pek az olmakla birlikte, yükseltmektedir. Ancak, Östrojen ve progesteron dengeli biçimde birleştirildiğinde, rahim kanseri riskinde azalma oluşur. Meme kanseri veya endometrıum kanseri olan kadınların hormon yerine koyma tedavisi almaları sakıncalıdır.
Östrojen, vücutta su tutulmasına, bulantıya, memelerde hassasiyete ve vajina akıntısının artmasına yol açabilmektedir.
DİĞER TEDAVİLER
SERM (selektif östrojen reseptör modülatörleri) adı verilen yem bir ilaç sınıfı bazı kadınların tedavisi için daha iyi bir alternatif olabilir. Çünkü bu ilaç grubu, kemik kaybına ve kalp hastalıklarına karşı korurken; hormonlarla ilişkili kanserlerin gelişim riskini arttırmamaktadır. Sadece sentetik hormon tedavisiyle yetinmek istemeyen kadınlar, deneyimli bir homeopati uzmanına veya bitkisel ilaç tedavilerine başvurabilirler. Bitkilerden yararlanılarak elde edilen ilaçlarda, doğal olarak bulunan östrojenler mevcuttur. Bunlara fitoöstrojenler adı verilir. Adaptojen adı verilen bazı bitki özleri ve Sepia ve Pulsatilla gibi bazı homeopatık tedavi biçimleri de bu tür tedavilerdendir

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Site Yorumları Facebook Yorumları
Daha fazla Kadınca, Sağlık
Dengeli Beslenme Bebek Yaştan Başlar

Dengeli Beslenme Bebek Yaştan Başlar Dengeli beslenmenin ana kuralı vücut için gereken tüm vi­tamin ve mineralleri gerektiği kadar almaktır. Sadece...

Kapat