23.10.2017 - Seninleyiz - Kadın ve Yaşam Portalı

Doğum kontrolü nedir

Doğum kontrolü nedir ?

İstenmeyen gebeliği önlemek için kullanılan doğum kontrol yöntemleri üç değişik yolla etkili olur: kadının yumurta üretimini duraklatmak, spermin yumurtayla karşılaşmasını engellemek veya döllenmiş yumurtanın dölyatağına yani rahime yerleşmesini durdurmak.
Gebeliği önlemek için, kadının doğurgan olduğu tüm yıllar boyunca yani menarşı (adet görmeye başlamasını) takiben menapoza kadar olan evrede, kadın cinsel ilişkide bulunduğu sürece, doğum kontrolü uygulanması gerekmektedir. Kadınların, gebe kalma ihtimallerinin çok düşük olduğu bazı dönemler mevcut olmakla birlikte (Örneğin adet görürken yahut bebeğini sadece anne sütü ile beslediği dönemler); bu zaman dilimlerinde dahi gebelik gerçekleşme olasılığı vardır.
Günümüzde güvenilir ve etkin doğum kontrol yöntemleri var olmasına rağmen, mükemmel bir doğum kontrol yöntemi, henüz bulunmuş değildir. Her yöntemin avantajları ve dezavantajları vardır. Her çiftin ihtiyaçları da değişkenlik göstermektedir. Örneğin, çiftlerin cinsel ilişkide bulunma sıklığı, yöntemi ne kadar dikkatli uyguladıkları, ailelerini genişletmeyi düşünüp düşünmedikleri ve kadının yaşı, seçilecek yöntemde rol oynayacaktır. Her çift kendi durumunu değerlendirdikten sonra kendisi için en uygun olduğunu düşündüğü yöntemi kendisi belirlemelidir. Kararlarınızı aile hekiminizle ya da bir aile planlaması danışmanı ile tartışabilirsiniz.
Beş temel doğum kontrol yöntemi tipi tanımlamak mümkündür. Bariyer yöntemler adı verilen ilk tip, kondom, diyafram, serviks başlığı ve serviks süngerim kapsamaktadır. Hormonal yöntemler ise doğum kontrol hapları (oral kontraseptif ilaçlar), implantlar veya iğnelerdir. Rahim içi araçlar (RİA) ve rahim-içi sistemler (RİS), kısırlaştırma (sterilizasyon) ve doğal aile planlama yöntemleri ise diğer üç grubu oluşturmaktadır. Geri-çekme (coitus interruptus) adı verilen ve erkeğin boşalmadan önce penisini vajinadan çıkarması biçiminde uygulanan yöntem, günümüzde hala kullanılmaktadır. Fakat bu yöntem, boşalmadan önce gelişen sperm kaçağını engelleyemediği için, güvenilir değildir.

 

Doğum kontrolünün uygulandığı ilk l yıl genellikle, kontrolün etkinliğinin en öz olduğu zaman dilimidir, zira bu süre çiftlerin yönteme uyum sağlayacağı dönemdir. Bir doğum kontrol yöntemini yanlış uyguladığınızı fark ettiğiniz an, yahut da bir doğum kontrol yöntemi kullanmayı unuttuğunuz zaman, kendinize, cinsel ilişki sonrası doğum kontrol
yöntemi uygulamasını acilen isteme hakkınız vardır. Bu durumda önünüze iki seçenek sunulacaktır. Bunlardan birincisi; cinsel ilişkiyi takıp eden ilk 72 saat içerisinde, genellikle 2 doz halinde alınması gereken ve “moming-after pili” yani “ilişki -sonrası hap uygulaması” olarak bilinen yöntemdir. Diğeri ise, cinsel ilişki sonrasında 5 gün içerisinde R/A (rahim içi araç) takılmasıdır

 

KADINLARA ÖZEL YÖNTEMLER
Doğum kontrol yöntemlerinin çoğu kadınlar tarafından uygulanmaktadır ve bu nedenle kadın, sağlık hizmeti aldığı kişiye tek basma başvurmaktadır. Bazı doğum kontrol gereçlerinin, örneğin diyaframın, serviks başlığının ve rahim-içi araçların  bu konuda eğitim almış bir hekim yahut hemşire tarafından yerleştirilmesi gerekmektedir. Bir öve kisti yumurtalığın içinde  gelişebileceği gibi, dış cephesinde de gelişebilir ve bir sap ile yumurtalığa tutunabilir (bu sapa bazen pedinkül adı verilir). Kistler, sıvı üretilen ve üretilen sıvının hiçbir şekilde başka bölgeye sızma şansı olmadığı dokularda anormal bir büyüme meydana geldiğinde ortaya çıkmaktadır. Över kistleri sigara içenlerde, içmeyenlere göre, daha fazla görülmektedir.


BELİRTİLER
Kistler genellikle hiçbir belirti vermez. Bununla birlikte, över kistlerinin varlığında, karında şişlik, mesanede ve barsaklarda  basınç hissi (sık tuvalete gitme ihtiyacı doğurur), ağrılı cinsel ilişki, düzensiz adet dönemleri ve eskiye oranla daha yoğun  yahut daha hafif adet kanamaları görülür. Hormon içeren doğum kontrol yöntemlerinin oluşturduğu yan etkiler ve uzun-vadedeki dezavantajları konusunda duyulan kaygılar nedeniyle, İlgiler doğal yöntemlerle aile planlaması uygulamak konusuna kaymıştır. Bu yöntemlerin amacı, menstrual siklusun hangi günlerinde döllenme olabileceğini saptamak ve böylece, bu zaman dilimi içerisindeki cinsel ilişkiden kaçınmak veya bu dönemde bir bariyer doğum kontrol yöntemi kullanmak suretiyle korunmaktır.
Daha önceleri, doğum kontrol yöntemi uygulamak istemeyen çiftler, yumurtlamanın ne zaman gerçekleştiğini sadece tahmin yürüterek bulmaya çalışırdı. Yumurtlamanın yaklaşık olarak sıklusun tam ortasına rastladığı kabul edilirdi. Uygulanmış olan ve “ritim yöntemi” adı verilen bu teknik, adeta bir şans oyunuydu ve bu yöntemi uygulayan kadınların çoğu gebe kaldı. Günümüzde ise, yumurtlama öncesi ve sonrası risk taşıyan günleri daha az hatayla belirleyebilecek bir dizi teknik geliştirilmiştir. Zira yumurtlama döneminde, kadının vücut sıcaklığı değişmekte; servikal mukusunda, tükürüğünde ve idrarda atılan hormon düzeylerinde değişiklikler olmaktadır ve tüm bu değişiklikler izlenebilmektedir. Bu değişikliklerden sadece birini değil de, birkaç tanesini bir arada izlerseniz en güvenilir sonuçlan alırsınız. Kadınların bu değişiklikleri izleyebilmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış çeşitli kirler bulunmaktadır. Fakat bu izlemin nasıl yapılacağını öğrenmenin en iyi yolu, deneyimli bir doğal aile planlaması öğretmeninden ders almaktır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Site Yorumları Facebook Yorumları
Daha fazla Kadınca
Menopoz Dönemi

Menopoz Dönemi Menopoz teriminin sözlük anlamı “adet görmenin sona ermesi”dir; genelde kadınlar da menopozu hu tanım doğrultusunda algılar. Halbuki menopoz,...

Kapat